Van Gogh’un eserlerinin doğadan ve doğal yaşamdan ilham aldığı bilinir. Ancak Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletindeki Batı Gat Dağları’nda yapılan bir keşif, doğanın kendisinin de Van Gogh’un sanatında izler bıraktığını gösteriyor. Thackeray Wildlife Foundation (Thackeray Vahşi Yaşam Vakfı) araştırmacıları, keşfettikleri benekli mavi geko kertenkelesine, Vincent van Gogh’un ünlü “The Starry Night (Yıldızlı Gece)” tablosundaki renkleri anımsattığı için “Cnemaspis vangoghi” adını verdiler.
Cnemaspis vangoghi, adını taşıyan ünlü tablo gibi birçok renk tonunu bünyesinde barındırıyor. Gri-mavi bedeni soluk mavi noktalarla kaplı olan erkek gekolar, baş kısımlarında aynı renkte çizgilere sahip. Ayrıca boyunlarından başlayarak karınlarının ortasına doğru uzanan soluk kahverengi bir çizgi, adeta tablodaki parlayan yıldızları hatırlatıyor. Dişi gekolar ise kahverengi renkte ve vücutlarının her yerinde krem, siyah ve koyu kahverengi lekeler bulunuyor.

Bu yeni keşfedilen tür, günün serin saatlerinde aktif olan ve genellikle kayalıklarda yaşayan bir canlı. Sathuragiri Tepeleri’nde bulunan Cnemaspis vangoghi, aynı bölgede yaşayan benzer renkteki “Cnemaspis sathuragiriensis” ile birlikte adlandırıldı.
Hindistan’ın biyolojik çeşitliliği yüksek Tamil Nadu eyaletinde, keşfedilmeyi bekleyen daha pek çok tür olduğu belirtiliyor. Araştırmacı Ishan Agarwal, doğal yaşamın zenginliği ve çeşitliliğiyle dolu bu bölgede keşiflerin devam ettiğini ifade ediyor.
Van Gogh’un sanatının etkisi sadece resim sanatında değil, aynı zamanda müzik alanında da hissediliyor. Ünlü şarkıcı Don McLean’in “Vincent (Starry Starry Night)” adlı şarkısı, Van Gogh’un “The Starry Night” tablosundan esinlenerek yazılmıştır. Bu örnekler, sanatın farklı alanlardaki etkileşimlerinin ve doğanın sanat üzerindeki derin izlerinin bir göstergesidir.
Cnemaspis vangoghi’nin keşfi, doğanın kendisinin de bir sanat eseri olduğunu ve sanatçıların sadece doğayı değil, doğanın da onları ilham verici şekillerde etkilediğini gösteriyor.